Kuru kuru Fransa’ya boykot demekle olmuyor… Boykot etmenize de gerek yok… Toplum olarak bir farkındalık yaratsak, alışkanlıklarımızı değiştirsek yeter. Zaten kendileri s.ktir olup giderler…
Lacoste, cacharel, pierre cardin giyme kardeşim, Sarar, Beymen, Kiğılı giy. Yetmedi mi? Faik Sönmez, Sabri Özel giy. Kadın mısın? Adil Işık giy…
Fransız Renault, Peugeot, Citroen’e binme diyemiyorum, Türk alternatifleri yok belki ama… SsangYong var mesela… Kore malı… Hukukumuz var hiç değilse…
Total’den alma benzini. Petrol Ofisi’nden al… AXA, Başak Sigorta kullanma, Anadolu Sigorta var orda… Atatürk sana-bana kurdu… Lafarge beton dökme yaptığın işe. Hacıoğlu var babalar gibi. Şarap yerine rakı da içebilirsin.
Tefal, ne varsa sende var diyeceğine, Arzum kullan. Carrefoura gitmeyiver, mahalle bakkalına git. 3 kuruşun hesabını yapma. Danone yeme, bir de Tikveşli’yi dene. Paranı TEB’e yatırma, Halkbank’a, Ziraat’e yatır.
Kıçımıza yediğimiz iğne bile Fransız. Sanofi Pasteur… Ver desteği Abdi İbrahim’e aşı üretsin.
Boykot yapma, alışkanlıklarını değiştir.
Dipnot: Boykot kelimesini kullanıyorsun, o bile Fransızca demeyin. Kim nereden çıkarttı bilemiyorum ama, kelime Charles Boycott’tan geliyor. İngilizce kökenli. Araya İngiliz’i kaynatmak istiyorsan, direniş deyiver gitsin.